Son cevaplanan konular kısmı geri geldi.

Biyoloji Öğrencisine Sorun

Son gelişmeleri bizlerle paylaşın.

Moderatör: Todomeda

Celebhol
Mesajlar: 11633
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Favori Anime: -

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Celebhol » 26 Ağu 2014 02:06

Sae yazdı:Yani kromozom sayısının değişimi üremeye engel değil peki 23 n ile 24 n üreme hücreleri birleşirken sıkıntı çıkmıyor mu?

Canlımsı var mı derken fosilleri kastetmedim yani şuan var mı virüsler viroidler falan gibi canlı cansız olduğu belirsiz ama bunlar gibi parazit olmayan. Var mıdır böyle şeyler günümüzde?

Mesela akciğerli balıklar şu ağaca tırmananlar karaya geçiş için örnek canlılar olabilirler.
Aslında virüsler canlı kategorisine girmediği için parazit olarak nitelendirilemiyor. Parazite benziyorlar ama canlı değiller işte. Parazite benzemeyen canlı-cansız arası bir şey diyorsan, hayır, bildiğimiz kadarıyla günümüzde yaşayan öyle bir şey yok.

Bir hata sonucu canlıda fazla kromozom bulunmasına anöployidi deniyor (Down sendromu da bu duruma dahil). Yumurta ve spermin birleşmesi açısından değil de, farklı sorunları var. Çoğu durumda anöployididen kaynaklanan zararlar o kadar fazla oluyor ki bebek anne karnında ölüyor. Ancak bazı durumlarda ise genomik denge nispeten daha az bozulduğu için bebek doğabiliyor.
Sorun burada da bitmiyor. Doğanlarda kısa yaşam süresi olabiliyor. Örneğin; hepsi olmasa da bir çok Down sendromlu kişi, erken yaşta ölür. Bir çoğu da kısırdır bu arada.

Sae
Mesajlar: 2966
Kayıt: 23 Tem 2012 15:12
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: -
Favori Anime: -

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Sae » 26 Ağu 2014 02:58

Ve sonunda üremeyi başaranlar 23 n ve 24 n üreme hücrelerine sahip olurlar ve bunlardan üremeyi başaranlarla beraber bu bozukluk giderilip 48n ve 46n kromozomu olan bireyler meydana geliyor kendi aralarında çiftleşmeleri kolayken bir birleriyle çiftleşmeleri zor oluyor ve bir birlerinden izole oluyorlar olabilir mi?
Resim
► Spoiler Göster
► Spoiler Göster

Celebhol
Mesajlar: 11633
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Favori Anime: -

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Celebhol » 26 Ağu 2014 03:49

Sae yazdı:Ve sonunda üremeyi başaranlar 23 n ve 24 n üreme hücrelerine sahip olurlar ve bunlardan üremeyi başaranlarla beraber bu bozukluk giderilip 48n ve 46n kromozomu olan bireyler meydana geliyor kendi aralarında çiftleşmeleri kolayken bir birleriyle çiftleşmeleri zor oluyor ve bir birlerinden izole oluyorlar olabilir mi?
Down sendromlu birisinin üremesinin üç olasılığı var.
Mayoz sonucu oluşan sperm ya da yumurta normal kromozom sayısına sahip olabilir. 46 kromozomlu (2n) bir insanın üreme hücrelerinde kromozom sayısı yarıya, 23 (n) iniyior. Down sendromlu bir kişinin üreme hücrelerinde bir kısmı 23 (n) iken, bir kısmı 24 (n+1) oluyor. Yani Down sendromlu olma şansı da var, normal olmada. Anne ve babanın ikisi de hastaysa, doğal olarak bebeğin Down sendromlu olma şansı artıyor.
Eğer ikisinden de n+1 almışsa yani 48 kromozomlu ise yaşama şansı yok bebeğin çünkü hasar çok büyük derecede (bir önceki mesajda anöployide bahsetmiştim bu hasar olayından). Düşük oluyor ve doğmadan ölüyor.

Bir çok Down sendromlu kişi çocuk sahibi olmayı seçmiyor zaten çünkü duygusal ve finansal yükü onlar açısından çok büyük.

Edit: O fazladan kromozomların birbirlerini etkisiz kılma olayı gerçekleşemez. Down sendromu, 21. kromozomun yanlışlıkla üçüncü bir kopyasının oluşmasıyla meydana geliyor. İki tane Down sendromlunun n+1 üreme hücreleri birleşirse de bu sayı dörde çıkıyor ve var olan hasar yaşamaya el verecek boyutları aşıyor.

Kullanıcı avatarı
Grifthh
Mesajlar: 1880
Kayıt: 17 Ara 2013 09:01
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: Berserk
Naruto
One Piece
Favori Anime: Naruto
One Piece
Death Note

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Grifthh » 26 Ağu 2014 08:47

Celebhol yazdı:Akrabaların -özellikle yakın akrabaların- gen dizilimleri birbirine benzediği için genetik hastalık çıkma olasılığı yükseliyor çocukta. İki kavramı açıklayayım. İnsanlarda bir karakter için bulunan gen ya da genler bir çifttir. Birisi anadan gelen kromozomlarda, birisi de babadan gelen kromozomlarda bulunur.
Homozigot: Eğer bir karakteri ifade eden genlerin ikisi de birbirinin aynısıysa, buna homozigotluk denir. Örneğin bir insanın kan grubu AA ise, o kişi bu karakter açısından homozigottur.
Heterozigot: Eğer bir karakteri ifade eden genler farklıysa, buna heterozigotluk denir. Örneğin bir insanın kan grubu AB ise, o kişi bu karakter açısından heterozigottur.

Hepsi olmasa da bir çok genetik hastalıkta, kişi alakalı gen(ler) açısından heterozigot ise taşıyıcı olur, homozigot olursa hasta olur. Akrabalar çocuk yaptığında, genleri bir yabancıya göre daha yakın olduğu için homozigot olma olasılığı yükseliyor. Bu yüzden, genetik hastalık riski artıyor.

İkinci soru.
Hangi renk gözü olacağı gibi karakterler açısından kesin bir şey yok, teorik olarak mümkün olduğunu kimi bilim adamı savunurken kimisi karşı çıkıyor. Cinsiyet olayı farklı. Bebeğin cinsiyetini sperm belirler. Kadınların yumurtalarının hepsi X kromozomu taşırken, erkeklerin spermlerinin yarısı X, yarısı Y kromozomu taşıyor. Genellikle Microsort olarak bilinen sitometri (cytometry) tekniği ile bu mümkün.
Spermler önce özel bir boyayla boyandıktan sonra, bir tüpten geçirilirken bir yandan ultraviyole ışığa maruz bırakılıyor. Bu sayede X ve Y kromozomunu taşıyan spermler farklı elektromanyetik alanlar sahip oluyor. Ardından bunlara göre ayrıştırma işlemi gerçekleştiriliyor. Bir takım eksileri var.
- Çok yavaş olabiliyor.
- Erkek ya da kız çocuğu olma şansını arttırıyor ancak %100 kesinlikte değil.
- Çok pahalı ve gelişmiş medikal teknoloji gerektiriyor.
- Hala bayağı deneysel bir süreç. Boya ve ultraviyole ışığının spermdeki DNA'ya hasar verip vermediği bilinmiyor. Bu durum, insanlarda ne doğrulanmış ne de yanlışlanmış durumda fakat hayvanlarda yapılan çalışmalarda özürlere neden olabildiği ve spermin yumurtayı dölleme şansının azalmasına yol açtığı gözlenmiş.
Konu Dışı
Her türlü soruyu sorabilirsiniz arkadaşlar, eğlenceli oluyor benim için de :)
%100 mü bilmem ama daha hiç başarısız olmamışlar. Adamlar bildiğin doğucak çocuğun herşeyine karar veriyorlar.
Bide aynı belgeselde insan bedenin mekanikleşmesinden bahsediyordu. Hatta bi adamın vucudunun belli bölgeleri mekanikti. Ne kadar doğru yada yanlış bilemem ama böyle bişey mümkün mü ? İnsan vücüdü mekanikleşebilir mi ?
Bi soru daha sorayım yakalamışken :D
Bilim adamları insanın uzuvlarının da kertenkelenin kopan kuyruğunun yenilenmesi gibi tekrar çıkmasını sağlamaya çalışıyorlardı. Yani kopan yer tekrar çıkıcaktı. Ne kadar yaklaştılar ? Yada yol katedebildiler mi mümkün mü böyle bişey ?
Şimdiden sağol hacı :D Cevaplayamazsanda sorun değil :lol:
Resim 691
► Spoiler Göster
[hr]God Of Shinobi: Hashirama Senju
Minato Namikaze FC
Urahara Kisuke FC
Terumī Mei FC
Tier Harribel FC
Delilik şüphesiz aptallıktan daha iyidir, delilik var olmuş bir zekanın yok olıuşudur. Aptallık ise var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir!
-Albert Einstein

Celebhol
Mesajlar: 11633
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Favori Anime: -

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Celebhol » 26 Ağu 2014 15:13

Kaynak belgeselin adını atarsan güzel olur. Sorunu cevaplamadan önce bayağı bir araştırma yaptım ve hiç öyle bir şeye rastlamadım. İnsan genleri hakkındaki bilgimiz düşünülürse şu an mümkün olduğunu da söyleyemem. Sadece bebeğin cinsiyetine karar vermek bile çok pahalı ve gelişmiş teknoloji isteyen bir süreçken (ve hala deneyselken), her şeyini belirlemenin mümkün olmadığını söylemeliyim. Genler hakkındaki bilgimiz hala eksik. Bildiğim her şey şu an mümkün olmadığını söylüyor dediğin durumun.

Protez gibi mekanik mi? Kalp pili ya da diz kapaklarına yerleştirilen materyaller ile insanın o kısımları kısmen mekanikleşmiş diyebiliriz.

İnsanın kendi kendine büyütmesi sağlanamaz ama kopan dokuları, organların tedavi ile tekrar yenilenmesi konusuna ilerlemeler var. Gelecek vaad eden bir araştırma konusu, zaman içinde bir çözüm bulunacağını düşünüyorum.

Edit: Doku ve organ yenilenmesini daha çok araştırıp dönüyorum.

Kullanıcı avatarı
Grifthh
Mesajlar: 1880
Kayıt: 17 Ara 2013 09:01
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: Berserk
Naruto
One Piece
Favori Anime: Naruto
One Piece
Death Note

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Grifthh » 26 Ağu 2014 15:20

Ben kendim izliyemedim malesef belgeseli. Daha sonra aradım bulamadım nette. Geçen gün sevgilim TRT HD de izlemiş. Hatta izlerken telefonda konuşuyorduk yani direk aktarıyordu bana gördüklerini felan. Bende mümkün olamayacağını felan söylüyordum hatta cinsiyete karar verilemeyeceğini felan söylüyordum ama o belgeselde gelen müşterilerin isteklerinin hepsinin başarılı olduğunu söylüyordu.

Aynı belgeselde mekanikleşmedende bahsediyormuş. Yayni bende pek anlamadım ama insanlar daha sağlam daha dayanıklı olması için mekanikleşmeyi savunuyorlardı felan. Bide amerikada olan bişeydi bu belgesel. Konuştuğumda tekrar bi sorarım hatırlıyorsa bana bilgileri verir bende sana ulaştırırım :lol:

Edit: http://www.trtbelgesel.net.tr/bilim-tek ... -sifreleri Şunu buldum. Çalışıyorum o yüzden açıp rahatça izliyemiyorum istersen bi göz gezdir zamanın varsa. Belki bu olabilir ^^
En son Grifthh tarafından 26 Ağu 2014 15:23 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Resim 691
► Spoiler Göster
[hr]God Of Shinobi: Hashirama Senju
Minato Namikaze FC
Urahara Kisuke FC
Terumī Mei FC
Tier Harribel FC
Delilik şüphesiz aptallıktan daha iyidir, delilik var olmuş bir zekanın yok olıuşudur. Aptallık ise var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir!
-Albert Einstein

Kullanıcı avatarı
Lorem Ipsum
Mesajlar: 613
Kayıt: 06 Haz 2014 21:05
Favori Anime: Final Fantasy VII - Last Order
Konum: Midgar

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Lorem Ipsum » 26 Ağu 2014 15:20

Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler (kozmetik için demiyorum, ilaçlar için yapılanlar) hayvanseverlerin iddia ettiği kadar işe yaramaz mı?

Ben gereksiz olmadığını dinledim gerçi tıpçı arkadaşlarımdan, yine de bi de sana sorayım.
Resim
► Spoiler Göster

Guts
Mesajlar: 268
Kayıt: 07 Ağu 2014 09:50
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: One Piece
Favori Anime: One Piece

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Guts » 26 Ağu 2014 16:46

Arada YGS sorularımı da sorarsam cevaplarmısın?.İyi oldu hocam bu başlık:D

Sae
Mesajlar: 2966
Kayıt: 23 Tem 2012 15:12
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: -
Favori Anime: -

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Sae » 26 Ağu 2014 17:36

Celebhol yazdı:
Sae yazdı:Ve sonunda üremeyi başaranlar 23 n ve 24 n üreme hücrelerine sahip olurlar ve bunlardan üremeyi başaranlarla beraber bu bozukluk giderilip 48n ve 46n kromozomu olan bireyler meydana geliyor kendi aralarında çiftleşmeleri kolayken bir birleriyle çiftleşmeleri zor oluyor ve bir birlerinden izole oluyorlar olabilir mi?
Down sendromlu birisinin üremesinin üç olasılığı var.
Mayoz sonucu oluşan sperm ya da yumurta normal kromozom sayısına sahip olabilir. 46 kromozomlu (2n) bir insanın üreme hücrelerinde kromozom sayısı yarıya, 23 (n) iniyior. Down sendromlu bir kişinin üreme hücrelerinde bir kısmı 23 (n) iken, bir kısmı 24 (n+1) oluyor. Yani Down sendromlu olma şansı da var, normal olmada. Anne ve babanın ikisi de hastaysa, doğal olarak bebeğin Down sendromlu olma şansı artıyor.
Eğer ikisinden de n+1 almışsa yani 48 kromozomlu ise yaşama şansı yok bebeğin çünkü hasar çok büyük derecede (bir önceki mesajda anöployide bahsetmiştim bu hasar olayından). Düşük oluyor ve doğmadan ölüyor.

Bir çok Down sendromlu kişi çocuk sahibi olmayı seçmiyor zaten çünkü duygusal ve finansal yükü onlar açısından çok büyük.

Edit: O fazladan kromozomların birbirlerini etkisiz kılma olayı gerçekleşemez. Down sendromu, 21. kromozomun yanlışlıkla üçüncü bir kopyasının oluşmasıyla meydana geliyor. İki tane Down sendromlunun n+1 üreme hücreleri birleşirse de bu sayı dörde çıkıyor ve var olan hasar yaşamaya el verecek boyutları aşıyor.
Peki kromozom sayısı değişimi sağlıklı biçimde nasıl gerçekleşti evrimsel süreçte? Nasıl bazı kromozomlar birleşebiliyor yada kopabiliyor ve bu kişiler (down sendromu gibi genetik kod sayısı değişmeden kromozomları değişenler) nasıl üreyebiliyor?
Resim
► Spoiler Göster
► Spoiler Göster

Celebhol
Mesajlar: 11633
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Favori Anime: -

Re: Biyoloji Öğrencisine Sorun

Mesaj gönderen Celebhol » 26 Ağu 2014 21:20

@Grifthh
Belgesele baktım da yerli bir şey, dediğin değil sanırım. Dediğim gibi cinsiyet belirlemek mümkün ama sadece o bile riskli ve deneysel aşamada. Belgeselde yanlış aktarım olmuş olabilir ya da izleyen kişi yanlış anlamıştır belki. Makale çalışma vs. olarak öyle bir şey bulamadım, ders kitaplarımda da yok.

Kopan parçaların yenilenmesiyle ilgili bir şeyler daha buldum. Tam hatırlayamadığım için yazmamıştım.
Hayvanların vücudunda ekstra sellüler matriks (ESM) adında, hücrelerin dışında bulunan bir madde var. Bu madde, fetüslerde kök hücreler ile beraber çalışarak yeni doku oluşumunu sağlıyor. Hatta fetüs, bu sayede hamilelik sırasında olabilecek bir çok doku zararını tamir edebiliyor. Kök hücreler, bir çok farklı doku tipine dönüşebildiği için organ ve doku yenilenmesinde çok ilgi çekicidir.
Son yıllarda domuzların idrar keselerinde bulunan ESM ile yapılan çalışmalar var. Bundan yapılan bir toz var, bir-iki vakada kopan parmak ucuna uygulandığında, kopan kısmın tamamen yeniden oluştuğu görüldü. Bu vaka sayısı genel uygulamada başarılı olabileceğini söylemek için çok az ve çalışmalar hala sürüyor.

Mekanikleşme şu an için uzak bir hayal. Kemik hasarında vücut içine yerleştirilen metallerde bile sorunlar olabiliyor. Vücudun doğal bir parçası olmadığı için bir savunması yok ve üzerinde bakterilerin üremesi nispeten kolay oluyor, hatta bu metaller üstünde bakteriler plak oluşturabiliyor. Şöyle ki, bakteriler plak oluşturursa antibiyotiklere direçleri bin kata kadar artabiliyor. Bu yüzden bu tarz ameliyatlarda olabildiğince steril olunur ve ameliyat sonrası güçlü antibiyotikler verilir hastalara. Vücuduna uyum sağlaması, bu kadar gelişmiş bir teknolojinin üretilmesinin zorluğu da var.

Bahsedilen belgesel gelecekte olabilecek şeylere değiniyor gibi çünkü bu bahsedilen teknolojiler gelecek bir zaman için muhtemel ama şu an var olmayan şeyler (cinsiyet belirleme hariç, o mevcut).

@Lorem Ipsum
Hayvanlar üstündeki deneyler olmadan ne tıp ne de biyoloji ilerleyebilir. İnsanlar üstündeki uygulama aşamalarına gelene kadar çok zorlu bir süreç oluyor. İnsanlar üstünde yapılsaydı direkt çok fazla ölüm, hasar ve sakatlanma olurdu. Laboratuvar fareleri gibi canlılar çok hızlı üreyebildiği için de çok fazla deneğin oluyor. Daha iyi bir yöntem olmasını dilerdim ama şu anlık yok.

@Guts
Hacoli test sorularını cevaplayamam, başlığın amacı bilimsel kavramları ve merak edilen konuları açıklığa kavuşturmaya çalışmak. Var olan sınav sistemi anlamaktan çok, en kısa zamanda ne kadar soru çözebileceğine bağlı. Üniversiteye başladığımda daha bir iyi anladım. Ancak merak ettiğin bir konu, anlamadığın bir mekanizma vb. olursa sorabilirsin.
Sae yazdı:Peki kromozom sayısı değişimi sağlıklı biçimde nasıl gerçekleşti evrimsel süreçte? Nasıl bazı kromozomlar birleşebiliyor yada kopabiliyor ve bu kişiler (down sendromu gibi genetik kod sayısı değişmeden kromozomları değişenler) nasıl üreyebiliyor?
Evrimsel süreç konusu çok fazla araştırma yapınca cevaplayabileceğim bir soru. Şu anlık pek bir şey diyemem malesef, biraz süre vermen gerek :laugh: Bir tahmin yürütürsem, ya ilk ökaryotlar oluşurken iki prokaryot hücrenin birleşmesi sonucu iki set kromozom oluşmuş olabilir (ökaryotların kaynağının bu olduğunu savunan bir görüş var) ya da 4n kromozomlu sıçan örneği gibi olmuştur. Yani yanlışlıkla fazla set kopyalanmış ve evrimsel süreç içinde yararlı olduğu için kalıcı bir adaptasyon haline gelmiştir. Tabii bunlar benim tahminlerim sadece. Gelecekte daha sağlam bir cevap vereceğim bu soruya.

İkinci soru için şunları tekrar bir hatırlatayım.
► Spoiler Göster
Delesyon olayı krossing over sırasında bir hata sonucu kromozomun bir parçasının kopmasıyla olabiliyor. Krossing over sırasında ana ve babadan gelen kromozomlar parça değiştirir birbiriyle, bu değişim sırasında bir hata sonucu bir parça yer değiştirmek yerine kopup gidebiliyor. Duplikasyon, inversiyon, translokasyon ise bu kopan parçanın başka yerlere tutunmasıyla oluşuyor. Sonuçta kromozomların biyokimyasal içerikleri benzer, bu yüzden kopan parça diğer kromozomlarla birleşebiliyor.

Down sendromluların üremesi burada.
bilgisayarlar-ve-teknoloji/biyoloji-ogr ... ml#p299260
Sorun daha farklı bir şeye yönelikse, tam olarak neyi kastediyorsun "bu kişiler (down sendromu gibi genetik kod sayısı değişmeden kromozomları değişenler) nasıl üreyebiliyor?" derken?

Cevapla

“Bilim&Teknoloji&Bilgisayar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir