Son cevaplanan konular kısmı geri geldi.

Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon

Anime&Manga ile ilgili yazdıgınız hikayeleri, yazıları burada paylaşabilirsiniz.
Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11611
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: Berserk
Favori Anime: GitS:SAC

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon (41. Bölüm Çıktı)

Mesaj gönderen Celebhol » 28 Eki 2014 14:28

karlidag yazdı:shinju ha vay anasını.sağlam noktadan yakaladın hacı.shinju senju ve dev buda :D bakalım sonu nereye varacak.bu bölümle gerçek seriyi neredeyse ters köşe yaptın hadi hayırlısı bakalım :D
:) Sağol hacoli. Hadi bakalım :D

Kullanıcı avatarı
liva
Mesajlar: 581
Kayıt: 25 Oca 2012 21:15
Cinsiyet: Kadın
Favori Manga: naruto,fma,d gray man
Favori Anime: naruto ,fma bratherhood ,d gray man

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon (41. Bölüm Çıktı)

Mesaj gönderen liva » 29 Eki 2014 21:29

Arkadaşım senin kadınlarla ne alıp veremediğin var. Hepsine ayrı bir acı çektirmişsin. Mutlu sonda saten sadist bir adam olduğunu anlamıştım ama bu ne yaa. Yazımına hayranım gene harika bir hikaye devamını bekliyorum :) . Sakura konusuna hiç girmiyorum :angry: .
Resim

Kullanıcı avatarı
liva
Mesajlar: 581
Kayıt: 25 Oca 2012 21:15
Cinsiyet: Kadın
Favori Manga: naruto,fma,d gray man
Favori Anime: naruto ,fma bratherhood ,d gray man

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon (41. Bölüm Çıktı)

Mesaj gönderen liva » 29 Eki 2014 21:30

Arkadaşım senin kadınlarla ne alıp veremediğin var. Hepsine ayrı bir acı çektirmişsin. Mutlu sonda saten sadist bir adam olduğunu anlamıştım ama bu ne yaa. Yazımına hayranım gene harika bir hikaye devamını bekliyorum :) . Sakura konusuna hiç girmiyorum :angry: .
Resim

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11611
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: Berserk
Favori Anime: GitS:SAC

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon (41. Bölüm Çıktı)

Mesaj gönderen Celebhol » 01 Kas 2014 11:40

Bölüm müziği: http://youtu.be/TeQpuXhqh2I

Bölüm 42 - Bin Güneşin Krallığı

Hiç bir şey yokken Shinju vardı ve ardından, Shinjular vardı...

Evrenin başlangıcından önce, gördüğün her şey bir iğne başından bile küçük bir boyuttaydı. Bu, uzay ve zamanın tekillik halinin içinden bir tohum evrildi. Shinju.
Görünmez kökleri ve dalları dört bir yana dağılırken, onunla birlikte uzay ve zaman da genişledi. Böylece evren, ilk evren oluştu. Zaman içinde Shinju stabil bir hale gelirken, görünmez vücudu evrildi ve maddeleşti. Uzayın boşluğunun içinde ilerleyen bu ağaç, milyarlarca yıl önce rastgele bir gezegene düştü, Yerküre'ye.
Her şeyin kaynağı olsa da, doğanın kurallarına tabii olan Shinju evrimini sürdürdü ve böylece, çakranın ilkel formu ortaya çıktı. Buna şu an doğa çakrası diyorsunuz, ancak canlıların kullandığı haliyle bildiğimiz çakradan bir farkı var. Bu yüzden, Senninlik eğitimi yapan kişilerin çok ama çok dikkatli olması gerekiyor.
Zaman içinde, canlılar ortaya çıktı. İlkel çakra, dünyanın her bir yanına dağılmışken, bu canlılar da ondan paylarını aldı ve böylece çakra, şu an bildiğimiz haline geldi.
İnsanların ortaya çıkışıyla beraber, çakranın kullanımı arttı. Aynı zamanda insanlar Shinju'ya bir tanrıymış gibi tapmaya başladılar. Kendilerince haklıydılar da, ancak, insanlar zaman içinde çakranın kullanımı üstünde ustalaşmaya başladılar. Zaten var olan çatışmaları daha da güçlendi.
Bu sayede, başka hiç bir canlının sahip olmadığı bir şans onlara bahşedilmiş oldu. Çatışma, iki şeyi doğurur. Ya güçlenir ve hayatta kalırsın ya da yok olursun.
Onlar yok olmadılar, güçlendiler ve güçlendiler fakat bu esnada, savaşların boyutu gittikçe büyüdü ve insanlık gittikçe kendi yıkımına yaklaşır oldu. Zaten nasıl başka türlü olabilirdi ki? Gücün içinde kendilerini kaybetmiş bir halde birbirlerini dur durak bilmeden katlediyorlardı. Bir gün, büyük bir savaş sonucu kendilerini tamamen yok etmeleri kaçınılmazdı.
Bunu öngören bir kişi ortaya çıktı ve çakrayı düzenli şekilde kontrol edebilecek bir sisteme olan ihtiyacı farketti. Aynı zamanda bu kişi başka bir şeyi de farketmişti... Shinju'nun görünmez kökleri sadece kendi evrenleri içinde yayılmamıştı.
Shinju, maddeleşmeden önce tohum vermişti. Onlarca, yüzlerce ve binlerce, belki de çok daha fazla. Bununla da bitmiyordu, her bir tohum kendi evrenini oluşturmuştu. Bunlardan bir çoğu, onların bildiği haldeki evrenden çok daha farklıydı. Çok daha değişik doğa yasaları hüküm sürüyordu. Belli bir kısmında ise, benzer yasalar geçerliydi. Daha da azınlık bir kısımda ise -Shinju'nun bir özelliği mi değil mi bilinmez- hayat onların bildiği şekle çok benziyordu. O kadar ki, bazılarında aydın dünya ve aynı kişiler bile vardı. Sadece küçük farklılıklara sahipti bu kişiler.
Başka bir deyişle, bazı evrenlerde, kendi dünyalarının ve içindeki kişilerin alternatif versiyonlarına sahiptiler.
Olay burada da bitmedi. Bu kişi, bu dünyaların birbiriyle bağlantılı olduğunu fark etti... Güneş, bir boyut kapısıydı.

Ve böylece, aklında bir fikir belirdi. Sonuçta, çakra şiddetli çatışmalar doğuruyordu, aynı zamanda, bütün uygarlıklarını çakra üstüne kurmuşlardı ve çakraya olan ihtiyaçları gittikçe artıyordu fakat çakra sonsuz değildi.
Yeni bir sistem, hem ihtiyaçlarını karşılayacak hem de kendi içlerindeki çatışmayı sonlandıracak bir sistem o çağda vuku buldu. Çakraizm.
Bu kişinin başlattığı hareket sonucu, devletler çakrayı kendi kontrollerine aldılar ve normal insanlara onu kullanmayı men ettiler. Bunun sebebi olarak da, dünyalarının sürekli içinde olduğu çakra ihtiyacını neden gösterdiler. Aynı zamanda Shinju'ya tapınmayı yasakladılar, artık yeni bir tanrıları vardı, Güneş.
Peki bu çakra ihtiyacını karşılamak için ne yapmalıydılar? Barizdi, değil mi? Güneş'in, Çakraizm'in kurucusu olan seçilmiş kişiye bir mesajı vardı.
Her bir insan aslında bir günahkardı. Başka evrenlerdeki versiyonları, Güneş'e tapmıyordu. Hayır, onun varlığını inkar ediyordu. Bu yüzden, o dünyaları ziyaret ederek, günahkarlıklarını yok etmeleri gerekiyordu. Ancak Güneş acımasız değildi, mümkünse o dünyalarda bulunan hallerine bir şans tanımalıydılar. O günahkarları, birbirlerine düşürerek bir sınava sokmalı ve değerlerini ölçmeliydiler. Bu sırada ortaya çıkan çakra yoğunluğundan faydalanmalarının da bir zararı yoktu. Eğer, bu günahkarlar onları fark eder ve onların bahşettiği bu şansa rağmen, onlara dönerse de tek bir seçenek kalıyordu. O günahkar dünyaları, ateş ve kan yoluyla arındırmak.

Karışık mı geldi? Özetleyeyim. İki seçenek vardı alternatif dünyalar için;
Ya kendi alternatif versiyonlarını, aralarına ajanlarını yerleştirerek birbirine düşürüyor ve bu sırada o dünyada çıkan çatışma sayesinde açığa çıkan çakrayı hasat ediyorlardı. Hem bu sayede, gereksiz yere kendi insanları da ölmüyordu.
Bu plan açığa çıkarsa da, ordularını bahsi geçen dünyaya yollayarak onları tamamen yok ediyor ve açığa çıkan çakrayı kullanıyorlardı. Buna da arındırma diyorlardı. Orijinal evren kendileri olduğu için ve orijinal Shinju'ya sahip oldukları için de çakra kullanımı konusunda çok gelişmişlerdi. Bu yüzden, her dünyayı yok edebilecek kapasiteye sahiplerdi...

"Bütün bunları neden daha önce bize açıklamadınız? Kendimizi hazırlayabilirdik," dedi Sasuke.
"Hedef dünyanın hangisi olacağını Tobirama'yla ben kestiremiyorduk. Bulduğumuzda ise hazır değildiniz," diye cevapladı Madara.
"Kendi dünyandan payını almışsın, sizin yüzünüzden kaç kişi öldü haberin var mı? Nelerle uğraşıyorum haberin var mı?!" diye öfke patlaması yaşadı, Sasuke.
Kollarını kavuşturan Madara ona sertçe baktı.
"Onların dünyasından olduğumu nereden çıkarttın? Orijin evrendeki Madara, Hashirama'yla olan savaşında öldü," dedi.
"O zaman sen...?" diye afalladı, Sasuke.
"Evet, başka bir evrendenim. Benim dünyam, onların planının farkına varan dünyalardan biriydi. Sizden bir önceki hedef dünya. Sonunda hepimizi yok ettiler, bir kişi hariç..." dedikten sonra duraksadı.
"Ben, kendi dünyamdan geriye kalan tek kişiyim. Şimdi, söyle bana. Milyarlarca ölü bedenin üstünde dikilirken, onurun önemli olup olmadığını söyle bana."
Bir cevap veremeyen Sasuke, ona sadece bakabildi.
"Bir kaç şey daha var haberin olması gereken..."
----------------------------------- Gerçeklerden habersiz bir şekilde, Kaguya'nın dünyasına gitmek için gerekli tekniği yapmış olan Naruto, açılan boyut kapısının önünde dikiliyordu. Aklına ölen herkes geldi, Shikamaru, Kakashi, Sakura...
"Bu işi burada bitiriyorum," diyerek kapının içine daldı.

Kullanıcı avatarı
JiraiyaFlash
Mesajlar: 2750
Kayıt: 28 Tem 2013 05:31
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: Naruto, Wolf's Rain, Claymore ,SlamDunk, Hunter x Hunter, One Piece, Vagabond, Vagabond, Feng Shen Ji, Katekyo Hitman Reborn, Boku no Hero Academia
Favori Anime: Naruto, Naruto Shippuden, Samurai 7, GunGrave,Claymore, SlamDunk,
Wolf's Rain, Hunter x Hunter 2011, Cowboy Bebop, Death Note, Katekyo Hitman Reborn, Boku no Hero Academia
Konum: İzmir/Sivas
İletişim:

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon (42. Bölüm Çıktı)

Mesaj gönderen JiraiyaFlash » 01 Kas 2014 16:04

Bu yeni bölümü, müziği eşliğinde okuduktan sonra fikir, düşünce genel ruh halimi sembol dili ve görsellerle anlatmaya karar verdim
► Spoiler Göster
Resim
► Spoiler Göster

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11611
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: Berserk
Favori Anime: GitS:SAC

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon (42. Bölüm Çıktı)

Mesaj gönderen Celebhol » 01 Kas 2014 16:25

JiraiyaFlash yazdı:Bu yeni bölümü, müziği eşliğinde okuduktan sonra fikir, düşünce genel ruh halimi sembol dili ve görsellerle anlatmaya karar verdim
► Spoiler Göster
► Spoiler Göster
"Bir kaç şey daha var haberin olması gereken..."

Kemerlerinizi bağlayın gençler çünkü asıl kısım şimdi başlıyor. Süre olarak ne kadara tekabül eder bilemiyorum ama hikayenin ikinci yarısı ancak başladı.

Edit: Bakalım Mass Effect severlere olan göndermeyi kim anlayacak :)

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11611
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: Berserk
Favori Anime: GitS:SAC

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon (42. Bölüm Çıktı)

Mesaj gönderen Celebhol » 01 Kas 2014 21:14

Müzik: http://youtu.be/4KNuo72QuYk

Bölüm 43 - Naruto'nun Seçimi

Gözünü başka bir dünyada açan Naruto, etrafına bakındı ve kendisini devasa bir yerin içinde buldu. Bir mağaraya benzeyen bu alandaki her şey, kendi diyarındakilerden çok daha gelişmiş görünüyordu. Gri ve siyaha kayan lacivertin tonları etrafını süslüyordu.
Karşısında bir ışık huzmesi fark etti. Bir hücrenin üstüne düşüyordu, içinde birisi olduğunu fark etti ve merakla, ona doğru yürümeye başladı...


"Onlar da nedir?" diye sordu, Sasuke.
"Öncelikle. Naruto hakkında," diyen Madara ekledi, "Çok zaman kaybettik. Hızlı olmalıyız."


Yavaşça, kafesin önüne gelen Naruto içine baktı. Oturan kişi ona arkasını dönmüştü ve çıplak sırtında bir çok yara görünüyordu. Çoğunlukla kırbaç izinden oluşsa da, bazıları deşilmiş gibiydi.
Bir içgüdüyle, metal parmaklıkları kavrayan Naruto seslendi.
"Kimsin?"


"Şu an, arkadaşın diğer dünyaya geçmeye çalışıyor olmalı. Onu durdurmalıyız, kendisini neyin beklediğini bilmiyor ve o olmazsa, bu savaşı kaybederiz," dedi Madara.
"Bir tuzak mı?" diye sordu, Sasuke.
"Büyük ihtimalle. Detayları bilmiyorum, ancak düşmanımı tanıyorum. Arkasını asla açık bırakmaz. Bir planı olmalı," dedi Madara.
Biraz duraksadıktan sonra Sasuke'yi iyice inceledi.
"Ne de olsa, onu sen de yakından tanıyorsun."
.
.
.

Soğuk kafesin içindeki kişi kafasını yavaşça, sarı saçlı gence doğru çevirdi.
İlk fark ettiği, kirin altından beliren renkli saçlar oldu.
Ardından, açık bir ten rengine yayılmış düzgün yüz hatları.
Ve en son, yemyeşil gözler. Naruto'nun ruhunu delip geçen gözler. Yedi yıldır, görmek için yanıp tutuştuğu gözler.
Titreyen adam, ne diyeceğini bilemedi. Elini kafesten içeri uzatırken, önündeki yüzü tuttu. Çaresiz bir mutluluk içini dolduruyordu.
"Sakura?"
"Yüzünü özellikle incitmedim, sana hediyem olsun," diyen bir ses arkasında yankılandı. Dikkati dağıldığı için gelen adamı fark edememiş olan Naruto, arkasını döndü bir hışımla.
Karşısında, pek tanıdık birisi duruyordu.
Siyah saçları yürürken sağa sola oynayan adam ona bakıyordu. Bir kaç adım daha attıktan sonra durdu. Sasuke'nin görünümündeydi. Naruto'nun damarları öfkeyle dolarken Kurama konuştu.
"Kontrolunu kaybetme, Naruto! Bu işte garip bir şey var."
"Beni böyle kandırabileceğini mi sanıyorsun? Kılık değiştirme konusunda uzman olduğunuzu biliyorum... ne cüretle bana onu gösterirsin?!" diye öfkeyle bağırdı, genç Uzumaki.
"Oh, ama güçlerinin -aynı düşündüğüm gibi- geliştiğini görüyorum. Elindeki mühür değişmiş, artık sezgi gücün gelişmiş olmalı. Onun içine bak, gerçeği artık anlayabilmelisin," dedi adam.
O anda Naruto, yeni gücünün sınırlarına dair tam bir kavrayışa hasıl oldu. Sadece insanların içindeki negatif duyguları değil, pozitif duyguları da sezebiliyordu. Bu tamamlanmış dünya görüşü, yeni bir anlayışın yolunu da açmıştı.
Bir kişinin, gerçek kimliğini, gerçek yüzünü görebilme gücü.
Bu farkındalıkla, arkasındaki kafese doğrulttu görüşlerini. İlk başta sahte olduğunu düşündüğü bu kızın kalbine ulaştı. Şüphe yoktu, bu Sakura'ydı.
Bu esnada, kafes bir anda küçülmeye ve sıkışmaya başladı.
"Sana iki seçenek sunuyorum," dedi, adam. "O metal parmaklıklar kolayca kırılabilecek şeyler değil, vaktini alacaktır. Ya burada durur ve pek sevdiğin arkadaşını kurtarırsın ya da benimle, düşmanlarının lideriyle savaşıp her şeyi bitirirsin. Ancak seni beklemeyeceğim," derken elinde bir şey tutarak bir takım mühürler yaptı ve Naruto'nun geldiği boyut kapısı tekrar açıldı.
Nefretle ona bakan Naruto, aklındaki şüpheleri bir kenara attı. Karşısındaki kişinin kim ya da ne olduğu umurunda değildi, onu öldürürse savaşın biteceğini biliyordu.
Arkasından bir elin giysisini çekiştirdiğini hissetti.
"Naruto... bu sen misin?" diye zayıf bir sesle sordu, Sakura.
Sevinçten ve sinirden dolayı gözlerinde yaşlar biriken Naruto, bir adama, bir Sakura'ya baktı.
Yavaşça yürüyen adam, boyut kapısına çok yaklaşmıştı.
Gücünü toplayan Naruto, kafese döndü ve çakra modunu açtı. Elindeki mührün yarısı parıldar, diğer yarısı da etraftaki ışığı soğururken inanılmaz bir enerji içini doldurmaya başlamıştı.
Sakura'ya zarar vermemek için teknik kullanmayan Naruto, ellerini metallere yapıştırdı ve bütün gücüyle onlara asıldı.
"Tahmin ettiğim gibi," diyen Sasuke gülümsedi ve adımını boyut kapısının içine attı.
"Youkou, onun işini bitirin," diye ekledi, yok olmadan önce, kulağındaki telsizi kullanarak.


Gözlerini, diğer dünyada açtı ve etrafına bakındı. Iwagakure'nin içindeydi. Etrafta koşuşturan kişilere bakarken, elindeki aleti cebine koydu. Hamura'nın tekniğinden çoktan haberi vardı, onu değiştirerek istediği yere gitmesini sağlayacak bir alet tasarlatmıştı kendine.
"Hadi! Naruto'nun ordusu sandığımızdan daha hızlı çıktı. Şehre bir kaç saatlik mesafedeler," diye yanındaki arkadaşına seslendi birisi geçerken.
Evet, her şey planladığı gibi gitmişti. Yakında, bu dünyanın sonunu getirecekti.
Gökyüzüne yükselirken, ellerini aşağıya doğrulttu ve iki kelime fısıldadı.
Bu iki kelime ile, Konoha'nın bir zamanlar maruz kaldığı darbenin kat kat güçlü hali, Iwagakure'nin binalarını ve insanlarını etrafa saçtı, ezdi, kanattı ve kanattı. Kırılan kemikler, parçalanan bedenler ve akan kan şehrin her yanını doldurdu.
Böylece, bir kaç saniye içinde bu dünyadaki insanların en güçlü savunma noktaları yok olmuştu. Binlerce ölü insanın üstünde süzülen adam duraksamadı ve bir mühür daha yaptı.
Gökyüzünde beliren bir meteor şehrin üstüne yaklaşırken, ilk saldırıdan bir şekilde sağ kurtulmuş olan küçük bir çocuk ona baktı. Ne olduğunu anlayamamıştı fakat bu devasa cismin etrafındaki alevler ilgisini çekmişti. Alevler, gittikçe ona yaklaştı... derken her şey karardı.
Meteor, şehirden kalanlara çarparken şok dalgası, yüzlerce kilometre uzaktan bile hissedildi.
Saklanma aşaması bitmişti. Artık sadece savaş ve katliam vardı.

Kullanıcı avatarı
liva
Mesajlar: 581
Kayıt: 25 Oca 2012 21:15
Cinsiyet: Kadın
Favori Manga: naruto,fma,d gray man
Favori Anime: naruto ,fma bratherhood ,d gray man

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon

Mesaj gönderen liva » 03 Kas 2014 00:44

Sakura yaşıyor mu şaşırttın beni ama gene öldürürsen varyaaa :angry: . Neyse çok güzel ve duygusal bir bölümdü. Katliamlar gene artıyor devamını merakla bekliyorum.
Resim

Kullanıcı avatarı
liva
Mesajlar: 581
Kayıt: 25 Oca 2012 21:15
Cinsiyet: Kadın
Favori Manga: naruto,fma,d gray man
Favori Anime: naruto ,fma bratherhood ,d gray man

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon

Mesaj gönderen liva » 03 Kas 2014 00:44

Sakura yaşıyor mu şaşırttın beni ama gene öldürürsen varyaaa :angry: . Neyse çok güzel ve duygusal bir bölümdü. Katliamlar gene artıyor devamını merakla bekliyorum.
Resim

Kullanıcı avatarı
Lorem Ipsum
Mesajlar: 613
Kayıt: 06 Haz 2014 21:05
Favori Anime: Final Fantasy VII - Last Order
Konum: Midgar

Re: Naruto - Savaş ve Barış 2. Sezon

Mesaj gönderen Lorem Ipsum » 03 Kas 2014 14:19

B) Biraz bekleyeyim bölümler ilerlesin, öyle yorum yapayım dedim her zamanki gibi. Önce gizem, sonra sorular, sonra olay... Bölümlerinin bi sırası var herhalde Celeb :cheer: Birleşmesini, tamamlanmasını beklemek gerekiyor.

Aslında yorum yazmam için daha da beklemem lazımdı, ama Sakura'yı gördüğüme sevindim, bi belli edeyim dedim :lol:

Konunun buraya evrileceğini, daha doğrusu bu kadar karmaşıklaşarak evrileceğini düşünmemiştim. Şu an geldiği yer Naruto çizgisinin fersah fersah dışında gibi duruyor, ama okumak zevkli mi, kesinlikle. Ciddi bi tat farkı olsa da, kendine has bi çekiciliği oluşmuş. Ya da mevcut çekiciliği artmış mı deseydim? =)

Hayal gücüne, zamanına, kelime dağarcığına falan sağlık :cheer:

Ama benim merak ettiğim bi şey var, Tenten, Kiba, Temari ve Suigetsu vs leri noldu? :/
En son Lorem Ipsum tarafından 03 Kas 2014 14:20 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Resim
► Spoiler Göster

Cevapla

“Fan Fiction” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir