Buradan güncel duyuruları görebilirsiniz. Bu mesajlar tek gösterimlik olup sağ taraftaki çarpı tuşuna basarak kapatabilirsiniz.

Genel Felsefe Başlığı

Moderatör: Todomeda

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11538
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Celebhol » 28 Eki 2013 15:56

Geçmişin ve geleceğin yükünü, "şu an" taşır. Olmuşun ve olacağın sorumluluğu her zaman ondadır ve insanların yaşadığı tek zaman, sadece "şu an"dır. Gelecekten endişe ederiz çünkü bir gün "şu an" olacaktır, geçmişten ise ancak geleceği ve/veya -sonuçta aynı kapıya çıkıyor- "şu anı" etkileme şüphesiyle endişe ederiz.
Şu an, geçmiş ve gelecek arasında bir köprüdür, yoldur ve yaşadığımız ve tecrübe edebileceğimiz tek şey sadece bu yoldur. İnsan için sadece yol vardır ve her şey ona dahildir.
Resim
You can ban a man, but you can't ban an idea.

Sae
Mesajlar: 2940
Kayıt: 23 Tem 2012 15:12
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: -
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Sae » 30 Eki 2013 01:49

Celebhol yazdı:Geçmişin ve geleceğin yükünü, "şu an" taşır. Olmuşun ve olacağın sorumluluğu her zaman ondadır ve insanların yaşadığı tek zaman, sadece "şu an"dır. Gelecekten endişe ederiz çünkü bir gün "şu an" olacaktır, geçmişten ise ancak geleceği ve/veya -sonuçta aynı kapıya çıkıyor- "şu anı" etkileme şüphesiyle endişe ederiz.
Şu an, geçmiş ve gelecek arasında bir köprüdür, yoldur ve yaşadığımız ve tecrübe edebileceğimiz tek şey sadece bu yoldur. İnsan için sadece yol vardır ve her şey ona dahildir.
Var olan sadece şuan. Ancak gekecek ve geçmişe verilen anlamlar kişiden kişiye oldukça değişkenlik gösterebilir, öznel bir yargı. Bence anlam konusun da her şey özneldir.

Nihilizm konusu gibi mesela, gerçekte bir olaya doğru ve yanlış anlamlarını kişiler kendileri yüklerler. Bu yüzden doğru ve yanlış değişkenlik gösterir. Gerçekte var mıdır? Bence gerçek kavramı gereksiz bir kavram. Nihilizm de bir kişinin zihninde ki dünya birde gerçek dünyadan bahsediliyor ve bunların uyumsuzlukları cart curt falan deniliyor. Bence tek dünya kişinin kafasında ki o ilizyon dediğimiz şey, o kişi için gerçek dünya odur. Sonuçta gerçek dediğimiz şey ne olursa olsun kişinin kafasında ki onun tek gerçeğidir.
Resim
► Spoiler Göster
► Spoiler Göster

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11538
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Celebhol » 30 Eki 2013 16:28

salon/anti-nihilizm-t9227.html
Bu yazı yüzünden Camus ile karıştırıyorsun herhalde, o bir nihilist değil. Anti-nihilist kavramını da benim uydurduğumu söylemiştim.

Kişinin kafasındaki gerçek... bir yere kadar haklısın. O kişi açısından gerçek gelmeyebilir ancak yine de hakikatin içinde yaşamaya devam eder o kişi. Hakikatin getirdiği nedenler ve sonuçlar onu etkiler, o kişi ne düşünürse düşünsün. Uç da olsa demek istediğimi bir örnekle anlatayım.
"Bir kişi soğuktan ölmeyeceğine o kadar inanır ki bu onun gerçekliği haline gelir. Ancak çıplak bir halde -20 derece soğuğa fırlarsa, asıl gerçekler onu öldürür."
Kafanızdaki ne olursa olsun asıl gerçekten kaçamazsınız ve sonuçta kafanızdaki sadece bir yalandır. Neil deGrasse Tyson'ın bir lafı vardı alakalı.
- Geçen haftaki panelde küresel ısınmayı tartıştık. Bir kişi inanmıyordu buna. İki kişi ise evrime inanmıyordu.
- Bilimle ilgili güzel şey, siz inansanız da inanmasanız da gerçek olması.

Edit: Açıkçası bir çok filozofun gerçek kavramını gereksiz yere bulandırdığını da düşünüyorum. Öküz altında buzağı aramak da denilebilir buna.
Resim
You can ban a man, but you can't ban an idea.

Sae
Mesajlar: 2940
Kayıt: 23 Tem 2012 15:12
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: -
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Sae » 30 Eki 2013 17:10

Celebhol yazdı:salon/anti-nihilizm-t9227.html
Bu yazı yüzünden Camus ile karıştırıyorsun herhalde, o bir nihilist değil. Anti-nihilist kavramını da benim uydurduğumu söylemiştim.

Kişinin kafasındaki gerçek... bir yere kadar haklısın. O kişi açısından gerçek gelmeyebilir ancak yine de hakikatin içinde yaşamaya devam eder o kişi. Hakikatin getirdiği nedenler ve sonuçlar onu etkiler, o kişi ne düşünürse düşünsün. Uç da olsa demek istediğimi bir örnekle anlatayım.
"Bir kişi soğuktan ölmeyeceğine o kadar inanır ki bu onun gerçekliği haline gelir. Ancak çıplak bir halde -20 derece soğuğa fırlarsa, asıl gerçekler onu öldürür."
Kafanızdaki ne olursa olsun asıl gerçekten kaçamazsınız ve sonuçta kafanızdaki sadece bir yalandır. Neil deGrasse
http://www.youtube.com/watch?v=vviWElmi ... ha4L#t=134
:whistle:

Şakayı bırakırsak soğuktan ölmeyeceğine gerçekten inanan birisi -20 derecede kaldıktan sonra muhtemelen başka bir sebepten öleceğine inanacaktır. Evet gerçeklere göre değerlendirirsek adam soğuktan öldü ama o adam açısından düşünürsen o adam için evren o adamın düşünceleridir.

Stephen Hawking's Grand Design belgeselinin de sanırım 2. kısmında geçiyordu odamızdan çıktığımızda odamızda neler olup bittiğini bilemeyiz her şey olabilir ancak orada olanlar bizim kafamızdakiler gibi bir şey demişti. Aslında tartıştığımız başka bir konu hakkında da epey şey geçiyordu da neyse.

Orada da belirtilmişti belki de beynin bir makinaya bağlıdır ve her şey ilizyondur bilemezsin gerçeklerin ne olduğunu kesin olarak bilemezsin her halükarda kafanın içinde ki dünyada yaşıyorsun. Bir gerçek varsa ve aklında ki dünya ile tam tamına uyuşuyorsa bile bundan emin olamazsın. Emin olduğunu söyleyebilirsin ve büyük ihtimalle hayatın boyunca bunun gerçekle uyuşmadığını anlamayacaksındır, ama bir zamanlar Zeus içinde böyle denildiğini unutmamak lazım. Veya Tanrı, inanan için vardır tanrıya inanan birinin şizofreni odluğunu hiç düşündün mü? Dante'nin dediği gibi emin olunan tek şey kendi aklının varlığı.
Resim
► Spoiler Göster
► Spoiler Göster

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11538
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Celebhol » 30 Eki 2013 17:33

İşte o bir mantıksal yanıltma oluyor. Düzgün düşünmek isteyen kişinin konuştuğu dil mantıktır ve bunu düzgün kullanmayı öğrenmesi gerekir.
Celebhol yazdı: Argumentum ad ignorantium [Bilgisizlikten yardım uman kanıtlama]. "Bir kişinin iddia ettiği şey doğrudur; çünkü bir başkası onun yanlış olduğunu kanıtlayamıyor" ya da "bir iddia yanlıştır; çünkü bir başkası onun doğru olduğunu kanıtlayamaz" diyen bir çıkarım.
Örnek: Tanrı vardır; çünkü onun olmadığını kanıtlayamazsın.
Bellir bir önermenin doğru olduğunu kanıtlayamama, onun değillemesinin ya da karşıtının doğru olup olmadığının kanıtlanmış olduğunu hiç bir biçimde göstermez. Bir önermeyi kabul edilebilir yapan şey, bilgisizlik değil, o önermenin lehinde kanıtların olmasıdır.
Siteden Örnek:
ugur_tatli yazdı:@kilitkilit
Panpa ben Matrix'de yaşadığımıza inanıyorum, aksini de kimse iddia edemez.
salon/din-100-mesaj-siniri-vardir-t3185 ... in#p169473
salon/din-100-mesaj-siniri-vardir-t3185 ... in#p169473
Resim
You can ban a man, but you can't ban an idea.

Sae
Mesajlar: 2940
Kayıt: 23 Tem 2012 15:12
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: -
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Sae » 30 Eki 2013 18:04

Düz mantık ve genelleme. Bunu çok fazla yapıyorsun.

Benim biraz önce kurduğum mantık '' Tanrı'nın yokluğu ispatlanamaz o yüzden tanrı vardır'' değil bu şekilde düşünerek ''Tanrının yokluğu ispatlanamaz bu yüzden var olabilir(ki bu kesinliği kurmam hiç bir zaman)-Tanrının varlığı ispatlanamadı bu yüzden var olmayabilir'' ki Ateist'te olsam bu konu hakkında ki düşüncem böyle. Belki tanrı veya ona benzer bir şey vardır. Lakin varlığı hakkında bir kanıt olmadan varmış gibi davranılamaz.

Bu bahis ettiğim konu direk senin önerdiğin belgeselde bile aynen benim bahsettiğim gibi geçiyor(yada bahsetmeye çalıştığım) http://www.dizi-mag.com/stephen-hawking ... -dizi.html izle istersen daha önce tartıştığımız ve senin bir alıntı ile kestirip attığın ''özgür irade'' konusundan da bahsedilmiş ve gene benim düşüncelerime daha yakın.
Resim
► Spoiler Göster
► Spoiler Göster

Kullanıcı avatarı
Ryuusa Bakuryu
Mesajlar: 1319
Kayıt: 12 Haz 2011 21:00
Cinsiyet: Erkek
Favori Anime: DN

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Ryuusa Bakuryu » 30 Eki 2013 22:16

villain yazdı:
Zettai yazdı:Saygı ve samimiyet birbirinden çalan kavramlar mı? Bir insanla hem çok samimi hem de ona çok saygılı olabilir misiniz? Birine saygı duymak için korku mı gerekli? Korkunun doğurduğu saygının maskeden farkı kalmıyor o zaman. Kutsal dinlerde tanrıdan korkmak gerektiği söyleniyor ama bu durumda tanrıya duyulan saygı ne kadar içten olabilir ki... Birine saygı duymak için onun engin bir bilgi birikimi veya başka üstün bir özelliği olmalı bence. Böyle biriyle samimi olduğunuzda ise saygı kalmıyor.
Saygı ve samimiyet birbirine zıt kavramlardır.

Saygı ve samimiyet "mesafe" ilişkisidir. Bir kişiyle aranızdaki mesafe arttıkça saygı duyar, azaldıkça samimi olursunuz.

Aynı anda 2 yerde olabilir misiniz? Olamazsanız bir kavrama yaklaştıkça diğerinden uzaklaşıyorsunuz demektir. Çünkü bu kavramlar birbirine zıttır.

---------

Kutsal dinlerde tanrı insana uzak, samimi olmayan yapıdadır. Elçi kullanır, sıfatını gizler, sesini duyurmaz. Kutsal kitaplardaki cümlelerinde biz ve siz diye bahseder, insan yaşamına doğrudan müdahalede bulunmaz.

Bu sebeple samimiyetin olmadığı yerde saygı başlar. Bunuda korku tetikler.

-------

Lisede dahi saygı duyduğunuz öğretmenleriniz bir süre sonra sizle samimi olmaya başlayınca onu artık dinlememeye, eskisi kadar önemsememeye başlamıyor musunuz?
Bu konu ilgimi çekti. Felsefe hakkında bilgim sıfır desem yeridir ama merak ettiğim şeyler var ve bunlar hakkında bilgi edinmek istiyorum.

Saygı ile samimiyet zıt kavramlar denilmiş ama bana zıt kavramlar gibi gelmiyor. Hani birbirlerine yakın değiller tamam ama tamamen zıt demek de doğru gelmiyor. Örneğin bulunduğun yere veya karşındaki insanla arandaki mesafeye göre farklı şekilde davranmak gerekir. Mesela hiç tanımadığın birine enseye tokat göte şaplak seviyesinde konuşmak bana zerre samimi gelmiyor veya önemli bi yerde mahalle ağzıyla takılmak da bana samimi gelmiyor. İkiyüzlülük gibi gelebilir bazısına bu ama ben böyle düşünmüyorum. Kont gibi düşes gibi de olalım demiyorum ama saygılı olmak samimiyetsiz olmak anlamına da gelmiyor çoğu zaman. Tabi samimi kavramı kişiden kişiye göre değişir ama bana daha çok içten davranmak gibi geliyor. Hem saygılı hem içten olunabilir bence.

Bununla birlikte bi konu daha açmak istiyorum. Küfür, argo ve mahalle ağzı her zaman samimiyet midir?

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11538
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Celebhol » 31 Eki 2013 12:22

Sae yazdı:Düz mantık ve genelleme. Bunu çok fazla yapıyorsun.

Benim biraz önce kurduğum mantık '' Tanrı'nın yokluğu ispatlanamaz o yüzden tanrı vardır'' değil bu şekilde düşünerek ''Tanrının yokluğu ispatlanamaz bu yüzden var olabilir(ki bu kesinliği kurmam hiç bir zaman)-Tanrının varlığı ispatlanamadı bu yüzden var olmayabilir'' ki Ateist'te olsam bu konu hakkında ki düşüncem böyle. Belki tanrı veya ona benzer bir şey vardır. Lakin varlığı hakkında bir kanıt olmadan varmış gibi davranılamaz.

Bu bahis ettiğim konu direk senin önerdiğin belgeselde bile aynen benim bahsettiğim gibi geçiyor(yada bahsetmeye çalıştığım) http://www.dizi-mag.com/stephen-hawking ... -dizi.html izle istersen daha önce tartıştığımız ve senin bir alıntı ile kestirip attığın ''özgür irade'' konusundan da bahsedilmiş ve gene benim düşüncelerime daha yakın.
O anki ruh halimden dolayı benim yaptığım bir hataydı o. Şu anki farklı bir şey, ayrıyetten Hawking de bir insan. Einstein da bir insandı ve onun da yanlış düşündüğü şeyler oldu, hatta kendi alanında oldu. Kuantum fiziğine inaanmadı ve bir çok kez onu yanlışlamaya çalıştı ama bugün yanıldığını görüyoruz.
Her neyse, sonuç olarak Hawking dedi diye sorgulanmayacak değil. Böyle bir olasılığın olması onun mantıklı olduğu anlamına gelmez. Belki bir yerlerde Mahmut isimli birisinin sıçtığı bok da olabilir bütün evrenimiz. Aksi gösterilemez bunun ve bu yüzden küçük de olsa bir olasılık olduğunu kabul etmeliyiz ancak mantıklı olmadığı bariz.
Senin dediğin olay da buna giriyor, bilgisizlikten yardım uman kanıtlamaya.
Resim
You can ban a man, but you can't ban an idea.

Sae
Mesajlar: 2940
Kayıt: 23 Tem 2012 15:12
Cinsiyet: Erkek
Favori Manga: -
Favori Anime: -

Re: Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Sae » 31 Eki 2013 14:14

Celebhol yazdı:O anki ruh halimden dolayı benim yaptığım bir hataydı o. Şu anki farklı bir şey, ayrıyetten Hawking de bir insan. Einstein da bir insandı ve onun da yanlış düşündüğü şeyler oldu, hatta kendi alanında oldu. Kuantum fiziğine inaanmadı ve bir çok kez onu yanlışlamaya çalıştı ama bugün yanıldığını görüyoruz.
Her neyse, sonuç olarak Hawking dedi diye sorgulanmayacak değil. Böyle bir olasılığın olması onun mantıklı olduğu anlamına gelmez. Belki bir yerlerde Mahmut isimli birisinin sıçtığı bok da olabilir bütün evrenimiz. Aksi gösterilemez bunun ve bu yüzden küçük de olsa bir olasılık olduğunu kabul etmeliyiz ancak mantıklı olmadığı bariz.
Senin dediğin olay da buna giriyor, bilgisizlikten yardım uman kanıtlamaya.
İyide kanıtlamaya çalıştığım bir kesinlik yok ki bir olasılık var. Şu ana dek gerçek sandığımız şeylerin defalarca kez yanıldığını gerçeği var. O gerçeklerden haberdar olana kadar senin gerçekelerin onlardı. Düşün yani 200 yıl önce ölen adamın gerçeği Newton fiziği idi. Mesela sen tanrıya inanmayan birisisin sen eğer öksürüğe boğulup ölüyorsan sana göre ölümün bu öksürüktendir. Bir müslümana göre ise Azrail'den. Eminim bir zamanlar sende müslümandın o zamanlar cinler, şeytanlar, melekler ve tanrı ne kadar gerçek geliyordu?

Şuan ki bilim daha ileride ama yanılmayacağı garanti edilemez ki bu gene yüksek bir olasılık. Mahmut'un bokundan çok çok çok daha yüksek bir olasılık. Hatta bana göre şuan ki mevcut bilimin klasik fizik gibi yanılma olasılığı yanılmama olasılığından daha yüksek. Gerçeğin ne olduğu muamma fark etsen de etmesen de senin gerçeğin kafanın içinde ki ilizyon, neye inandığına bağlı olarak şekilleniyor. İnsan beyni o kadar olağanüstü bir şey değil zaten. Öldüğünde beyninde çok çok düşük bilgi olacaktır. Mesela yüz trilyon ışık yılı uzaklıkta ki bir gezegen(olur mu olur belki uzayın farklı noktalarında da big banglar olmuştur) senin ilizyonunda hiç var olmamış olacak, gerçi şuan tespit edilen çoğu gök cismide senin için hiç var olmamış olacak.

Demek istediğim dışarıda bir gerçeklik olsa da sen kafanda ki ilizyonda yaşıyorsun, belki dışarıda ki gerçekle birebir uyuşuyor olabilir ben burada uyuşup uyuşmama ihtimalini kanıtlamaya çalışmıyorum. Sadece doğrusunu hiç öğrenmeden ölüp gideceğin bir yalan senin gerçeğin olacaktır.
En son Sae tarafından 31 Eki 2013 15:15 tarihinde düzenlendi, toplamda 1 kere düzenlendi.
Resim
► Spoiler Göster
► Spoiler Göster

Kullanıcı avatarı
Celebhol
Mesajlar: 11538
Kayıt: 28 Tem 2010 00:02
Cinsiyet: Erkek
Favori Anime: -

Re: Genel Felsefe Başlığı

Mesaj gönderen Celebhol » 31 Eki 2013 14:22

Peki ya doğru bildiğimiz şeyler ne olacak? Dünyayı bir illüzyon olarak biliyorsak nasıl bilimi geliştirdik?
Haklısın, gerçeği bilmek konusunda %100 değiliz yani mutlak değiliz ama %0 da değiliz. Eğer hiç bir şeyi bilemeyecek olsaydık... böyle bir şey yok. Şu an bizim bunu konuşmamız bile bunun kanıtı değil mi? Bilgi üstüne düşünebilen ama bildiği her şeyin yalan olduğunu düşünen varlık :laugh:

Edit: İllüzyon desek de gerçek desek eninde sonunda çabalamaya devam etmeyecek miyiz zaten? Özgür irade konusunda tartışmıştık, o da aynı aslında. Özgür irade olsa da olmasa da çabalamaya devam etmeyecek miyiz?
Ben -özgür irade olsa da olmasa da- edeceğimi biliyorum. Gerçi bilimi gerçeği ortaya çıkarmada en iyi araç olarak gördüğüm için seviyorum ve hayatımı buna yönlendirdim. O yüzden sanırım bu tartışmaların ve görüşlerin bir anlamı var. Kafama takılıyor valla, bir yandan amaçsız gibi geliyor bu tartışmalar ama bir yandan kişileri ve dünyayı da etkiliyor.
Resim
You can ban a man, but you can't ban an idea.

Cevapla

“Felsefe” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir